Peygamber Efendimizin Kronolojik Hayatı

570

-Doğumundan 7 ay önce babası Abdullah’ın Suriye dönüşü vefatı.

571

-Hz. Muhammed’in(S.A.V) doğumu.
-Arabistan’ın Mekke şehrinde dünyaya gelmiştir.
-12 Rebiülevvel-53(20 Nisan pazartesi).
-Kısa bir süre sonra süt annesi Halime’ye verilerek çöl kenarında yaşayan hevazin kabilesinin yurduna göderilmesi.

575

-Süt annesi tarafından Mekke’ye getirilerek annesi Amine Hatun’a teslim edilmesi(4 yaşında iken).

577

-Annesiyle birlikte babasının kabrini ziyaret için Medine’ye gitmesi.
-Medine dönüşü annesi Amine’nin Ebva da vefatı.
-Ümmü Eymen tarafında Mekke’ye getirilerek dedesi Abdulmuttalib’e teslim edilmesi(6 yaşındayken).

579

-Dedesi Abdulmuttalib’in vefatı ve amcası Ebu Talib’e emanet edilmesi(8 yaşındayken)

583

-Amcası Ebu Talib ile birlikte Suriye’nin Busra şehrine seyahat’i(12 yaşındayken)

591

-Ficar Savaşı’na katılması.
-Hılfu’l-Fudul(Haksızlıklara mücadele için yapılan yeminleşme) antlaşmasına katılması(20 yaşındayken)

595

-Hz. Hatice ile ticari ortaklığı.
-Hz. Hatice’ye ait ticaret kervanını Busra şehrine götürmesi.
-Hz. Hatice annemiz ile evlenmesi.
-Hz. Hatice’den 2’si erkek 4’ü kız 6 çocuğu olmuştur.(Kasım,Abdullah,Rukiye,
Ümmü Gülsüm,Zeynep,Fatıma).(25 yaşında iken)

605

-Kureyş’in Kabe’yi tamiri.
-Hacerü’l Esved’in yerine konulmasında,o yıllarda Muhammedü’l-Emin olarak tanınan Peygamber Efendimiz(S.A.V)hakemlik yapması.(35 yaşında iken).
610

-Hira mağarasın da ilk vahye muhatap olması(Alak suresinin ilk 5 ayetinin gelmesi 27 Ramazan Kadir Gece’si).
-Gizli davet emrini alması;güvenli insanları İslamiyet’e davet etmeye başlaması(40 yaşında iken).

MEKKE DÖNEMİ

611

-Darü’l-Erkam’a giriş;Gizli Davet’in ilk mescid ve ilk okul sayılabilecek bu evde yürütülmesi(Peygamberliğin 1. Yılı).

614

-Açıkdan davetin emir olunması,önce yakın yakın akrabalarını ardından Kureyş’in bütün kollarını İslam’a davet etmesi.
-Müşriklerin daveti önleme teşebbüsü.
-Hz.Muhammed’e (S.A.V) hakaret,taciz ve tehditler.
-Özellikle güçsüz Müslümanlara eziyete başlamaları(Peygamberliğin 4. Yılı).

615

-Yapılan baskı ve işkencelerin artması üzerine Hz. Peygamber’in(S.A.V) Hz. Osman başkanlığında 1.Habeşistan Hicreti’nin yapılması. (Peygamberliğin 5.Yılı)

616

-Cafer’i Tayyar’ın önderliğinde Hameşistan’a 2.Hicret.
-Hz.Hamza ve ardından Hz.Ömer’in İslam’a girmesi ve Müslümanların güç kazanması.
-Hz.Peygamber(S.A.V) ve Müslümanların Darü’l-Erkam’dan çıkmaları.
-Habeşistan’a giden muhacirlerden çoğunun Mekke’ye dönüşü.(Peygamberliğin 6. Yılı).

617

-Müşriklerin Müslümanlar’a boykot uygulamaları.(Peygamberliğin 7. Yılı).

619

-Hz.Peygamber’in(S.A.V) işareti ile Ay’ın ikiye bölünmesi.(İNŞİKAK-I KAMER mucizesi) (Peygamberliğin 9. Yılı).

620

-Boykotun kaldırılması.
-Ebu Talib’in Hz.Hatice’nin vefatı.(Hüzün yılı).
-İslama davet için Zeyd b. Harise ile birlikte Taif’e gitmesi ancak büyük bir düşmanlıkla karşılaşıp geri dönmesi.
-Taif dönüşünde can güvenliği kalmadığı için,Mekke’ye müşriklerin Mut’ım b. Adiy’in himayesinde girmesi(Şevval).
-Hac mevsiminde Medineli Hazrec kabilesinden bir grubun Akabe’de Hz.Peygamber(S.A.V) ile görüşüp Müslüman olması.(Zilhicce) (Peygamberliğin 10. Yılı).

621

-İsra ve Mirac mucizesi(27 Recep).
-5 vakit Namaz’ın farz kılınması.
-1. Akabe Biat’ı Hz.Peygamber(S.A.V) İslamiyet’i ögretmesi için Mus’ab b. Umeyri Medine’ye gönderilmesi.(Zilhicce) (Peygamberliğin 11. Yılı).

622

-2. Akabe Biat’ı(Zilhicce).
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) ve Mekkeli Müslümanlar’ın Medine’ye hicretinin kararlaştırılması.(Peygamberliğin 12. Yılı).

MEDİNE DÖNEMİ

1/622

-Medine’ye Hicret’in başlaması.(Zilhicce).
-Müşriklerin Darünnedve’de toplanıp Hz.Peygamber’i(S.A.V) öldürmeye karar vermesi.(26 Safer/9Eylül).
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Ebu Bekir ile birlikte hicret için Mekke’den ayrılması ve Sevr mağarasına sığınmaları.
-Sevr mağarasından Medine’ye doğru çıkış.(1 Rebiülevvel/13 Eylül).
-Kuba’ya varış.(8 Rebiülevvel/20 Eylül).
-Kuba Mescidi’nin inşâası.
-Rânûnâ vadisinde ilk Cuma namazının kılınışı.
-Aynı gün Medine’ye varış.(12 Rebiülevvel/24Eylül).
-Mescid-i Nebevi’nin inşâsına başlanması.
-Ezan-ı Muhammedi’nin teşrii.

623

-Muhacirlerle Ensar(Medineli mülümanlar) arasında kardeşlik tesis edilmesi(Recep/Ocak).
-Medine vesikasının düzenlenmesi,devletin teşekkülü ve Medine Hareminin sınırlarının tesbiti.
-Cihad’a izin verilmesi.
-Mescid-i Nebevi’nin inşâsını tamamlanması.
-Suffe’nin teşekkülü.
-Medine’de çarşı ve pazar yerinin kurulması.(Peygamberliğin 13. Yılı).

624

-Kıble’nin Kudüs’deki Mescid-i Âksa’dân Kâbe’ye çevrilmesi.
-Oruç’un farz kılınması.
-Teravih Namazı’nın kılınmaya başlanması.
-Bedir Gazvesi.(17 Ramazan/13 Mart)
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) kızı Rukiyye’nin vefatı.
-Fıtır sadakasının emredilmesi.
-İlk Ramazan Bayramı.
-Hz.Aişe annemiz ile evlenmesi.
-Beni Kaynuka Gazvesi.
-Hz.Ali ile Hz.Fatıma.
-İlk Kurban Bayramı.
-Cennetü’l-Baki’nin Mezarlık için tahsis edilmesi.
-Zekatın farz kılınması.(Peygamberliğin 14. Yılı).
-Hz.Osman’nın Hz.Peygamber’in(S.A.V) kızı Ümmü Gülsüm ile evlenmesi.
-Gatafan Gazvesi.
-Beni Süleym Gazvesi.

625

-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Hz.Hafsa anamız ile evlenmesi.
-Hz.Hasan’ın doğumu.
-Uhutd Gazvesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Zeynep bint. Hüzeyme annemiz ile evlenmesi.(Peygamberliğin 15. Yılı).
-Reci’Vak’ası.
-Bi’rumaune Vak’ası.
-Beni Nadir Gazvesi.
-İçkini haram kılınması.
-Zeynep bint. Hüzeyme annemizin vefatı.

626

-Hz.Hüseyin’in doğumu.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Ümmü Seleme annemiz ile emlenmesi.
-Bedrü’l-Mev’id Gazvesi.
-Hz.Ali’nin annesi Fatıma bint. Esed’in vefatı.(Peygamberliğin 16. Yılı).
-Zatürrika Gazvesi ve korku namazının kılınması.
-Dümetü’l-Cendel Gazvesi.
-Medine’de Ay tutulması ve Hz.Peygamber’in(S.A.V) husuf namazı kıldırması.
-Medine’ye gelen 400 kişilik Müzeyne heyetinin Müslüman olması.

627

-Beni Müstakil Gazvesi.
-İfk Hadisesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Cüveyriye bint. Hâris annemiz ile evlenmesi.
-Medine’de nufus sayımı yapılması.
-Hendek (Ahzap) Gazvesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Zeynep bint. Cahş annemiz ile evlenmesi ve evlat edinmenin hükmü ile ilgili ayetlerin Nüzülü.
-Beni Kurayza Gazvesi(Peygamberliğin 17. Yılı).
-Benî Lihyan Gazvesi.
-Gabe Gazvesi.

628

-Medine’de kuraklık yaşanması ve Haz.Peyganber’in(S.A.V) yağmur duası yapması.
-Güneş tutulması Hz.Peygamber’in(S.A.V) kusuf namazı kılması.
-Umre için yola çıkılması.
-Amine’nin Ebva’da ki kabrinin ziyareti.
-Mekke’ye elçi olarak gönderilen Hz.Osman’ın alı konulması üzerine Bey’atümdvan’ın yapılması.
-Mekke müşrikleri ile Hudeybiye antalşması yapılması.
-Fetih süresinin nüzülu.(Peygamberliğin 18. Yılı).
-Komşu hükümdar ve emirlere İslam’a davet mektuplarının gönderilmesi.
-Habeş Necaşisi Ashame’nin Müslüman olması.
-Mısır mukavkısının çeşitli hediyelerle Mariye’yi Hz.Peygamber’e(S.A.V) göndermesi.
-Hayber Gazvesi.
-Zeynep bint. Haris’in Hz.Peygamber’i(S.A.V) zehirleme teşebbüsü.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) süt annesi Süveybe’nin vefatı.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Safiye bint. Huvey annemiz ile evlenmesi.
-Vadilkura Gazvesi.

629

-Umretü’l-Kaza.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Ümmü Habibe bint. Ebu Süfyan annemiz ile evlenmesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Meymune bint. Haris annemiz ile evlenmesi. (Peygamberliğin 19. Yılı).

630

-Mekke’nin fethi için yola çıkılması.
-Mekke’nin fethi ve Mekkeli müşriklerin Müslüman olması.(20 Ramazan/11 Ocak).
-Arab yarımadasındaki çeşitli putların yıkılması.
-Huneyn Gazvesi.
-Taif Gazvesi.
-Cirane’de Huneyn ganimetlerinin taksimi.
-Süt kardeşi Şeyma ile görüşmesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Cirane’den Mekke’ye umre yapması.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) oğlu İbrahim’in doğumu.(Peygamberliğin 20. Yılı).
-İslam’a giren şehir ve kabilelere zekat amilleri gönderilmesi.
-Alkame b. Mücezziz kumandasında ilk deniz seferinin düzenlenmesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Habeş Necaşisi Azhame’nin vefatını haber verip gıyabı cenaze namazını kıldırması.
-Tebük Gazvesi.
-Heyetlerin Hz.Peygamber’e(S.A.V) gelip İslam’ı kabul ederek antlaşma yapmaları.
-Bizans imparatoru Herakleios’a ikinci defa İslam’a davet mektubu göndermesi.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) kızı Ümmü Gülsüm’ün vefatı
-Münafıklara ait Mescid-i Dırar’ın yıkılması.
-Himyar Kralı’nın İslam’a davet edilmesi.
-Taif halkının İslam’ı kabulü ve Ebu Süfyan ile Muğire b. Şu’be’nin Lat putunu yıkmaya göndermesi.

631

-Münafıkların reisi Abdullah b. Übey’yin ölümü.
-Hac’cın farz kılınması.
-Hz.Ebu Bekir’in Hac emiri tayin edilmesi.
-Tevbe suresinin hükümleri müşriklere bildirmek üzere Hz.Ali’nin Mekke’ye gönderilmesi.
-Necran Hristiyanlarından bir heyetin Medine’ye gelmesi ve Hz.Peygamber(S.A.V) ile mübahale yapmayı cesaret edemeyip anlaşmaya varması.(Peygamberliğin 21. Yılı).
-Bazı kabile heyetlerinin Medine’ye heyetler göndererek Müslüman olduklarını açıklaması.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Kur’an’ı Kerim’i Cebrail’e(A.S) 2 defa arz etmesi ve 20 gün İtikâfta kalması.
-Müseylime’nin Peygamberlik iddasında bulunması.
-Arabistan’da yaşayan Yahudi ve Hristiyanların heyetler göndererek Hz.Peygamber(S.A.V) ile antlaşma yapmaları.)

632

Hz.Peygamber’in(S.A.V) oğlu İbrahim’in vefatı.
-Bazı kabile heyetlerinin Medine’ye gelerek Müslüman olması.
-Veda Hacc’ı için Hz.Peygamber’in(S.A.V) Medine’den ayrılışı(26 Zilkade/23 Şubat)
-Veda Hutbesi(9 Zilhicce/7 Mart).
-Veda Tavafı(14 Zilhicce/12 Mart).
-Yemen valisi Bazan’ın vefatı.
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) Yemen’e 10 tane vali tayin etmesi.
-Nasr suresinin nazil olması.(Zilhicce/Mart) (Peygamberliğin 22. Yılı).
-Usâme b. Zeyd’in Suriye’ye gidecek orduya kumandan tayin edilmesi.(Safer/Mayıs).
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) şiddetli baş ağrısı ve hummaya yakalanması(27 Safer/Mayıs).
-Peygamberlik iddasında bulunan Esved’el-Ansi’nin öldürülmesi(8 Rebiülevvel/Haziran).
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) vefâtı(13 Rebiülevvel/8 Haziran Pazartesi)
-Hz.Peygamber’in(S.A.V) defnedilmesi(14 Rebiülevvel/9 Haziran)

Peygamber Efendimizin Savaşları

Mekke’nin Fethiyi 630 Yılı
Mekkelilerin Hudeybiye Barışını bozmaları üzerine Mekke’nin fethine karar verildi. Mekke şehri hiçbir karşı koyma görmeden kısa sürede ele geçirildi. Mekke’nin fethi ile Arap yarımadasının tamamı kısa sürede Müslümanların kontrolüne girdi.

Huneyin Savaşı 631 Yılı
Mekke’nin fethinden sonra İslam’ı benimsemeyen Arap kabileleri Mekke’nin dışında toplandılar. Müslümanlar ve Putperest Arap kabileleri arasında yapılan bu savaşı Müslümanlar kazandı ve ardından Ta’if şehri de kuşatıldı ancak alınamadı. Bir süre sonra Ta’if halkı kendi istekleri ile Müslüman oldular.

Hendek Savaşı 627 Yılı
1.Uhud savaşından sonra Medine ‘den çıkarılan Yahudilerin Mekkelileri sürekli kışkırtmaları.
2.Mekkelilerin Müslümanlara kesin bir darbe vurma istekleri.
Kalabalık bir ordu ile harekete geçen Mekkelilere karşı Medine şehrinin savunulmasına karar verildi. Salman-ı Farisi adında bir İranlı Müslüman’ın önerisi ile şehrin etrafına hendekler kazıldı. Mekkeliler bu hendekleri aşamadılar ve bir sonuç alamadan geri döndüler.

Bedir Savaşı 624 Yılı
Nedeni: Mekkelilere ait bir ticaret kervanı Müslümanlarca ele geçirilmek istenmişti. Bu şekilde Müslümanların Hicret esnasında Mekke’de bıraktıkları malların karşılığı alınacaktı. Bu durum iki tarafı karşı karşıya getirdi.

Uhud Savaşı 625 Yılı
1.Mekkelilerin Bedir savaşının intikamını alma istekleri.
Mekkelilerin Medine şehrine doğru gelmeleri üzerine iki taraf Uhud dağı eteklerinde karşı karşıya geldiler. Savaşın başlangıcında Müslümanlar üstün iken Peygamber tarafından görevlendirilen okçuların yerlerini terk etmeleri savaşın kaybedilmesine yol açmıştır.

Hudeybiye Barışı 628 Yılı
628 yılında Müslümanlar Mekke’de bulunan Kabe’yi ziyaret etmek istediler.Mekkeliler bu durum karşısında tedirgin oldular ve ziyarete izin vermek istemediler. Bunu üzerine taraflar arasında Hudeybiye Antlaşması imzalandı.
1.Her iki taraf istedikleri kabileler ile ittifak yapabilecekler. Ancak askeri yardım yapmayacaklardı.
2.Müslümanlar o yıl Kabe’yi ziyaret etmeyecekler,ertesi yıl ziyaret yapacaklar.
3.Müslüman olan Mekkeli gençler ailesinin izni olmadan Medine’ye alınmayacak, Mekke’ye sığınanlar ise geri verilmeyecekti.
4.Barış on yıl süre ile geçerli olacaktı.

Hayber’in fethi 629 Yılı
Hayber’de yaşayan Yahudiler Müslümanlar aleyhine işler yapıyorlar, İslam’ı kötülüyorlardı. Bunun üzerine Buranın fethine karar verildi. Hayber kalesi Yahudilerden alındı.

Mute Savaşı 629 Yılı
Müslümanlar ile Bizanslılar arasında yapılan ilk savaştır. Çok kalabalık olan Bizans ordusu karşısında Müslümanlar bir sonuç elde edemediler.

Tebük Savaşı 631 Yılı
Bizans İmparatoru Heraklius’un büyük bir ordu ile Arabistan’a geldiği haberi üzerine Hz. Muhammed Tebük’ e doğru sefere çıktı. Ancak haberin doğru olmadığı anlaşıldı. Tebük Seferi Hz. Muhammed’in son seferi olmuştur.Hz.Muhammed son bir kez Mekke’de kalabalık bir Müslüman kitlesine VEDA HUTBESİNİ söyledi. 632 yılında Medine’de vefat etti. Hz.Muhammed vefat ettiği yere gömüldü. Medine şehrindeki peygamberimizin bu mezarına “Ravza-i Mutahhare” denir.

Peygamber Efendimizin Doğduğu Çevre ile ilgili genel bilgileri yazımızda bulabilirsiniz.

İslamiyet’ten önce Araplar kabileler halinde yaşıyorlardı. Her kabile, diğerlerinden ayrı bir devlet gibiydi kabilenin başkanına “Şeyh” deniyordu. Hicaz ve Yemen bölgelerinde bazı şehirler kurulmuşsa da, genellikle çöllerde çadır ve göçebe hayatı geçiriyorlardı. Hicaz bölgesinde üç önemli şehir, Mekke, Yesrib (Medine) ve Tâif şehriydi.

Kabileler arasındaki kan davaları ve sınır anlaşmazlıkları gibi sebepler yüzünden savaşlar eksik olmazdı. Yalnızca yılın dört ayında yani Muharrem, Recep, Zilka’de ve Zilhicce aylarında savaşılmazdı. Bu aylara “haram aylar” denmektedir. Bu aylarda, bütün kabîleler güvenlik içinde seyahat edebildikleri için, genellikle büyük panayırlar bu aylarda kurulurdu. Mekke’nin hakimi, Kabe ve civarındaki putların koruyucusu oldukları için Kureyş kabîlesi, diğer bütün kabîlelerden saygı görürdü. Bu sebeplede Kureyşliler, senenin her mevsiminde diledikleri yere seyahat edebilirlerdi.

Hicaz bölgesindeki panayırların en önemlileri, Mekke civarında kurulmakta olan Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz panayırlarıydı Bu panayırlara ülkenin dört bir yanından akın akın gelenler arasında satıcılar, şairler, hatipler, falcılar ve çeşitli dinlere mensup kimseler de bulunuyordu. Taif’le Nahle arasında kurulmakta olan Ukaz panayırında, şiir yarışmaları yapılır; beğenilip derece alan şiirler, Kabe’nin duvarlarına asılırdı.

Müslümanlıktan önce, Arapların çoğunluğu putperestti. Yapmış oldukları bir takım heykellere ilah diye tapıyorlardı. En önemli putlar, Hubel, Lat, Menat, Uzza, Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nesr adlarını taşıyordu. Mekke’de Kabe ve civarına 360 kadar put yerleştirilmişti. Her kabilenin ayrı bir putu, her putun özel bir ziyaret günü vardı. Böylece yılın her gününde putlarını ziyarete gelenlerle dolup taşan Mekke, bir ticaret merkezi olduğu kadar, putperestliğin de merkezi durumuna gelmişti.

Arabistan’da putperestlerden başka, Musevî, Hıristiyan, Mecusi (ateşe tapan) ve Sabii dinlerine mensup kimseler de vardı Bunlardan başka, çok az sayıda, Hz İbrahim’in tebliğinden o devre ulaşan dinî esasları benimsemiş tek Tanrı inancında olan “Hanif”ler vardı. Nevfel oğlu Varaka, Cahş oğlu Abdullah, Huveyris oğlu Osman ve Saide oğlu Kuss bunlardandı.

İslamiyetten önce Araplar arasında okuyup yazma bilenlerin sayısı son derece azdı. Cömertlik, konukseverlik, sözde durma, düşmanları bile olsa kendilerine sığınanları koruma, cesaret gibi bazı iyi özellikleri yanında, soygunculuk, faizcilik, zenginleri üstün, fakirleri hor görme, içki ve kumar düşkünlüğü, kabilecilik gayreti ile kan dökme gibi son derece çirkin adetleri de vardı. Özellikle köle ve kadınlara hiç değer vermezlerdi Kadınlar, ölen kocasından, babasından ve diğer yakınlarından miras alamadıkları gibi, kendileri miras malları arasında, mirasçılara kalırdı. Erkekler istedikleri kadar kadınla evlenebilirlerdi. Bazı kimseler kız çocuklarını diri diri kumlara gömecek dereceye gelmişti.

İslamiyetin doğuşu sırasında yalnız Araplar ve Arabistan değil, bütün dünya, haksızlık, sefahat ve cehaletin karanlığı içindeydi.

Peygamber Efendimizin Hayatının Özeti

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) 571 yılında Mekke’de dünyaya teşrif etmiştir. Mekke’nin en büyük ailesi olan Kureyş kabilesinin Haşimoğulları soyundan gelmektedir. Babası Abdullah annesi ise Aminedir. Doğmadan önce babasını, 6 yaşına geldiğinde ise annesini kaybetmiştir. Bu sebeple henüz 6 yaşında çoğu şeyden habersiz yetim ve öksüz bir hayat onu beklemiştir. Gençlik döneminde doğruluğu, dürüstlüğü, akıllı ve olgun davranışları ile Mekke’de birçok kişinin takdirini toplamış ve insanlar arasında çok sevilen biri olmuştur. Bazılarının onu sevmemesinin en önemli nedeni ise putlara ilgi göstermemesi ve onlara tapmamasıdır. Mekke’de ona ‘’Muhammedül emin’’ denilmekteydi. Yani dürüst Muhammed anlamına gelirdi.

Mekke’de ticaret ile uğraşan ve Kureyş’in zengin ailelerinden biri olan Hz Hatice ile evlenmiş ve bir süre ticaret ile uğraşmaya devam etmişler. O dönemlerde Kabe’nin onarımı için anlaşamayan kabileler ortayı bulması adına Hz Muhammed’in yanına gitmişler bu durum gösteriyor ki Hz Muhammed ılımlı ve dürüst kararları ile daima haktan yana bir karar verecektir.

Tek tanrı inancına sahip olan Hz Muhammed belli dönemlerde Hira mağarasına giderek burada düşüncelere dalardı. 610 yılının Ramazan ayının 27. Gecesinde Cebrail ilk vahiyi indirmiştir. 40 yaşında olan Hz Muhammed peygamber ilan edilmiştir.

Kendisine peygamberlik indikten sonra çevresindekilere bunu anlatmak ve bu süreci insanlara inandırmak belki de hayatının en zor dönemleri olmuştur. Zira ona inanmayan ve onunla dalga geçen birçok Mekkeli olmuştur. Hz Muhammed’in peygamber olduğunu inana ilk Müslümanlar Hz. Hatice, Hz Ali, Hz Ebubekir ve Zeyd’dir.

Zamanla İslamiyet yayılmaya başlamış ve Hz Muhammed birçok sahabe ile mücadele vermeye başlamıştır. İslamiyet yayılmaya başladıkça Müslümanlara yapılan işkenceler de artmaya başlamış. Bunu gören Allah’ın peygamberi Müslümanların göç etmesini istemiştir. Kalanlar ise Mekkeli Müslümanlar ile her türlü iletişimlerini kesmişlerdir. Hz Muhammed Müslümanlığın ve İslamiyet’in yayılması adına Medine’de de büyük uğraşlar vermiştir. Özellikle hicret olayından sonra İslamiyet hızla yayılmaya başlamıştır. İslamiye uğruna yapılmış olan savaşlar ile on binlerce şehit verilmiş.

Hicret devam ederken hicretin onuncu yılında Hz Muhammed Mekke’ye hacca gitmiş ve burada yapmış olduğu konuşmaya ise Veda Hutbesi denilmiştir. Veda hutbesinde birçok konuya açıklık getiren Peygamberimiz tüm insanların kardeş olduğu vurgusunu yapmıştır. 8 Haziran 632 yılında Medine’de 63 yaşında hayata gözlerini yumarak ebediyete uğurlanmıştır.

Peygamber Efendimizin Hhayatı İzle

Peygamber Efendimizin Ölümü (Salih Suruç)

Efendimizin Müslümanlarla Helâlleşmesi Resûl-i Ekrem, hastalığının en şiddetli olduğu bir günde as-habıyla helâlleşmeyi arzu etti. Yine, bir taraftan Hz. Ali’ye, diğer taraftan da Fazl b. Abbas Hazretler-ine dayanarak güçlükle ayağa kalktı ve mescide gitti. Minbere çıkıp oturdu.Hz. BilâPe de (r.a.) şu emri verdi: “Halka nida et; mescide toplansınlar. Onlara vasiyet etmek isterim. Bu, benim son vasiyetim olacaktır!” Hz. Bilâl, emri yerine getirdi. Bir anda toplanan halkı, mes-cid almaz oldu. Resûl-i Kibriya Efendimiz, Allah’a hamd ve senadan sonra Ashab-ı Kiram’a şöyle hitab etti:

“Ey insanlar!.. Sizden ayrılma vaktim oldukça yaklaşmıştır! Sizden birine vurmuşsam, işte sırtım, gelsin vursun! Birinizin malını almışsam, gelsin, hakkını alsın! Sakın hak sahibi, şayet kısas talebinde bulunursam, ‘Resûlullah bana darılır.’ diye düşünmesin! Bilmelisiniz ki, benden hakkını isteyene darılmak, benim fıtratımda yoktur. Benim yanımda en sevimliniz, hakkı varsa, gelip benden onu isteyen kimsedir veyahut helâl edendir. Ben, Rabbimin huzuruna, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum!”" Bir anda ortalığa hazin bir sükût çöktü. Resûl-i Ekrem Efendimiz, söz-lerini tekrarladı: “Ey insanlar!.. Kime vurmuşsam, işte sırtım, gelsin vur-sun! Her kimin benden alacağı varsa, işte malım, gelsin alsın!”" Cemaat içinden biri ayağa kalktı: “Yâ Resûlallah!.. Sizden üç dirhem alacağım var!”

Peygamber Efendimiz, “Ben bu hususta hiç kimseyi yalanlamam ve hiç kimseye ‘Yemin et.’ diye teklif de etmem; ancak, bu üç dirhemin zim-metime nasıl geçtiğini öğrenmek isterim!” dedi. Adam, “Yâ Resûlallah!.. Bir defasında huzurunuza bir fakir gelmişti. Bana, fakire üç dirhem vermemi emrettiniz. Ben de verdim. İşte, is-tediğim, bu üç dirhemdir!” dedi. Resûl-i Ekrem Efendimiz, “Doğru söylüyorsun!” dedikten sonra, “Ey Fadl!.. Buna üç dirhem ver!” buyurdu.”

Peygamberimizin Son Namaz Kıldırışı

Hz. Ebû Bekir, Müslümanlara öğle namazını kıldırıyordu. Bu sırada Resûl-i Kibriya Efendimiz, bedeninde bir hafiflik hissetti. Hz. Abbas ile Hz. Ali’nin yardımıyla yavaş yavaş Mescid-i Şerife çıktı. Hz. Ebû Bekir, Fahr-i Âlem Efendimizin gelmekte olduğunu an-layınca, geri çekilmek istedi. Efendimiz, yerinde durması için işaret etti. Sonra Hz. Ebû Bekir’in yanına oturtulmasını emir buyurdu. Hz. Ebû Bekir’in sol tarafına götürüp oturttular. Hz. Ebû Bekir ayakta, oturmuş olan Efendimize tâbi oldu.” Resûl-i Kibriya Efendimizin Mescid-i Şerifte Müslümanlara kıldırdığı son namaz budur!

Hz. Cebrail ‘in, Hatırını Sormak İçin Gelişi Rebiülevvel ayının onu, Cumartesi günü idi. Peygamber Efendimizin hayatında, Hz. Ebû Bekir 17 vakit namazkıldırmıştır. Cenâb-ı Hakk tarafından Cebrail (a.s.) geldi, Resûl-i Kibriya Efendim-izin hâl ve hatırını sordu. “Ey Ahmed!..” dedi, “Yüce Allah, sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracağı şeyi senden çok daha iyi bildiği hâlde, sana, ‘Kendini nasıl buluyorsun?’ diye soruyor.” Rabb-i Rahîmine kavuşmanın hasretini yüreğinde duyan Fahr-i Kâin-at Efendimiz, “Ey Cebrail!.. Kendimi baygın ve sıkıntılı bir hâlde görüyorum!” diye cevap verdi.”

Vefatindan Bir Gun Evvel

Rebiülevvel ayının 11 ‘i, Pazar günü…Cin ve insin peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.), yatağında, şiddetli ateşler içinde idi. Etrafında Ezvacı Tâhirat vardı. Başucunda Hz. Âişe Validemiz oturuyordu. Bu sırada Hz. Üsame, ordugâhtan gelip Huzuru Saadetlerine girdi. Efendimiz, dalgın yatıyordu. Yerinden kımıldayacak hâli yoktu. Hz. Üsame, mübarek ellerini ve başlarını öptü. İçi hüzün ve keder doluydu. Azamî hürmet içinde Kâinatın Efendisinin karşısında ayakta durdu. Efendimiz ona bir şey söylemedi. Sâdece ellerini göğe kaldırdı ve onun üzerine sürdü. Ona dua ettiği anlaşıldı. Resûli Ekrem Efendimizin duasını alan Hz. Üsame, doğruca ordusunun başına döndü.

Hz. Cebrail ‘in İkinci Gelişi Rebiülevvel ayının 11 ‘i, Pazar günü…

Hz. Cebrail, yine hatırlarını sormak üzere geldi. Bu esnada Yemen’de peygamberlik dâva eden yalancı Esvedi Ansî’nin îdam olunduğunu haber verdi. Resûli Ekrem Efendimiz de bu haberi Ashabı Kiram’a bildirdi.

O Pazartesi Hayatında mühim hâdiselerin meydana geldiği pazartesi günü… Re-biülevvel ayının 12′si… Böyle bir pazartesi gününde mübarek gözlerini dünyaya açmışlardı. Bu gün de, Resûl-i Kibriya Efendimizin bir ara hastalığı hafifleyip kendine geldi. Bu hafifliği hisseder etmez atağından kalktı. Hazırlık-larını yaparak Mescid-i Şerife teşrif etti. O sırada Ashab-ı Kiram saf bağlayıp Hz. Ebû Bekir’in arkasında sabah namazı kılıyordu. Kâinatın Efendisi, bu nurânî manzarayı görmekle son derece sevindi, hattâ tebessüm buyurdu. Kendileri de Hz. Ebû Bekir’e
uyarak namazını eda etti. Resûl-i Ekrem Efendimizi, aralarında mütebessim bir sîma ile gören sahabîler, bütün bütün sıhhat zannıyla son derece sevindiler.

Peygamber Efendimiz, Hücre-i Saadetlerinde

Son günün sabah namazını Hz. Ebû Bekir’e uyup ashabının arasında kılarak onları sevince garkeden Fahr-i Kâinat, namazın edasından sonra yine Hücre-i Saadetine döndü. Yataklarına yattılar. Bu arada, Kumandan Hz. Üsame, son defa kendisiyle vedalaşmak üzere geldi. Resûl-i Ekrem, “Allah’ın bereketiyle artık hareket et!” buyurdu. Emri alan Kumandan Hz. Üsame b. Zeyd, doğruca ordugâha gidip mücâhidlere hareket emrini verdi. Hz. Ebû Bekir ‘in, İzin İsteyip Sünh ‘taki Evine Gidişi Pazartesi günü, Hz. Ebû Bekir de, Fahr-i Kâinat Efendimizin duru-munun bir ara iyileştiğini farketmişti. Bunun için huzura girip, “Yâ Resûlallah!., Allah’a hamdolsun! O’nun lütuf ve keremi ile sağ salim sa-baha çıktınız! Müsaade buyurursanız, Sünh’taki evime gideyim.” dedi. Resûl-i Kibriya Efendimiz, “Olur.” buyurdu. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir, Sünh’taki evine gitti.”

Müslümanlara ve Ev Halkına Son Seslenişi

Son gün… Pazartesi günü…

Resûl-i Kibriya Efendimizin mübarek dillerinden şu cümleler dökülüyordu:
“Ey insanlar!.. Karanlık gece kıtaları gibi fitneler geliyordur!
“Ey insanlar!.. Siz bana karşı hiçbir şeyle delil bulamazsınız; zîra ben, ancak Allah’ın Kitabı Kur’ân’ın helâl kıldığını helâl, haram kıldığını da haram kıldım!
“Ey kızım Fâtıma!.. Ey halam Safıyye!.. Allah katında makbul olacak ameller işleyiniz (Bana güvenmeyiniz)! Çünkü ben, sizi Allah’ın aza-bından kurtaramam!”

Peygamberimizin, Hz. Fâtıma ‘ya Söyledikleri
Hz. Fâtıma, Resûl-i Ekrem’in hayatta kalmış olan biricik kızı idi. Kâin-atın Efendisinin evlâd sevgisini kendisiyle tatmin ettiği tek evlâdı..
Hz. Fâtımatû’z-Zehra, güzel ahlâkta, yürüyüşte, oturuşta, kalkışta Peygamber Efendimize en çok benzeyen evlâdı idi. Resûl-i Ekrem, hastalığının son gününde bir ara biricik kızı, güzel ahlâk ve zarafet timsâli Hz. Fâtima’yı yanına çağırdı.
Hz. Fâtıma gelince, onu sol tarafına oturttu. Ona gizlice bir şey söyledi.
Hz. Fâtıma’yı birden bir hüzün ve keder havası kapladı. Arkasından gözyaşları boşanmaya başladı.
Peygamber Efendimiz, sonra yine bu güzide kızına gizlice bir şey daha söyledi. Bu sefer, biraz evvel gözyaşı döken Hz. Fâtıma, birden gülümseyip sevinmeye başladı. O sırada orada bulunan Hz. Âişe, daha sonra bunun sebebini sorunca, Hz. Fâtıma şu cevabı verir: “Önce bana pek yakında dünyadan ve benden ayrılacağını söyledi; bunun için ağladım! Sonra da ‘Ailem içinde en evvel bana sen kavuşa-caksın.’ deyince de sevindim!”

Son Anlar…

Rebiülevvel ayının 12′si, Pazartesi günü… Güneş, batıya doğru kayıyordu. Resûl-i Kibriya Efendimizin mübarek başlan, Hz. Âişe’nin kucağında, göğsüne dayalı idi. Artık, nefes alıp vermekte güçlük çekiyordu. Dili Allah’ı zikretmekle meşguldü: “Allah’ım, beni Refik-i Âlâ’ya* ulaştır!”
duasını tekrarlıyordu. Bu esnada bile ümmetime irşadda bulunmaktan geri durmuyordu: “Elleri-nizdeki kölelerinize iyi davranınız! Namaza, namaza dikkat ve devam ediniz!” diyordu. Bu hazin manzara, orada bulunan Hz. Fâtıma’nın yüreğini âdeta dağlıyordu. Bir ara Resûl-i Kibriya Efendimizi bağrına bastı; “Vay, babamın çektiği ızdıraba!..” diyerek gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı. Peygamber Efendimiz, “Bugünden sonra baban hiçbir ızdı-rap çek-meyecektir.” buyurdu ve ilâve etti: “Kızım, sakın ağlama! Ben vefat et-tiğim zaman ‘İnnâ lillah ve İnnâ ileyhi raciûn.’de.”"

Hz. Cebrail ile Hz. Azrail ‘in Birlikte Gelişleri
Resûl-i Kibriya Efendimiz, bu fânî dünyada artık son dakikalarını yaşıyordu. Bu esnada, Hz. Cebrail, Hz. Azrail’le geldi. Resûl-i Kibriya Efendimiz-in hâl ve hatırını sordu; sonra, “Ölüm meleği Azrail, içeri girmek için izninizi ister!” dedi.
Resûl-i Kibriya Efendimiz müsaade edince, Hz. Azrail içeri girdi.
Efendimizin önüne oturdu.
“Yâ Resûlallah!..” dedi, “Yüce Allah, senin her emrine itaat etmemi bana emretti. İstersen ruhunu alacağım, istersen sana bırakacağım!”
Resûl-i Kibriya Efendimiz, Hz. Cebrail’e baktı. O da, “Yâ Resûlallah, Mele-i Âlâ seni beklemektedir!” dedi. Bunun üzerine, Hâtemû’1-Enbiya Efendimiz, “Yâ Azrail, gel, memuri-yetini yerine getir.” diye buyurdu.” Peygamberimizin, Rabbine Kavuşması Mübarek başlan Hz. Âişe’nin kucağında, göğsüne dayalı idi. Yanında su kabı vardı. İki elini suya batırıp ıslak ellerini mübarek yüzüne sürdü. Mübarek dudaklarından “Lâ ilahe İllallah.” cümlesi döküldü. Sonra ellerini yüzünden kaldırdı. Gözlerini evin tavanına dikti. “Allah’ım, Refık-i Âlâ!..” cümlesini tekrarlaya tekrarlaya 63 yaşında iken mübarek ruhu Refık-i Âlâ’ya yükseldi.

Peygamber Efendimizin Çocukluğu da gençliği gibi kutsal geçmiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) doğar doğmaz birçok harika olaylar meydana gelmiştir.

Kabe içerisine olan putlar yüz üstü yere düşmüş, ateşe tapanların ateşleri sönmüştü. Mekke halkı yeni doğan çocuklarını Arapçası çok güzel olan seçkin aşiretlerden bir sütanneye verirlerdi. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’de Saadoğulları kabilesinden Halime Hatun’a verildi.

Halime Hatun, koyunlarının sütündeki artışın ve hanelerin deki bereketin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’in yüzü suyu hürmetine olduğunu hissetmişti. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’in annesi Hazreti Âmine Ebva denilen yerde henüz yirmi yaşında iken vefat etti. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) henüz altı yaşlarında iken annesini de kaybederek yetimliğiyle beraber öksüz’de kalmış oldu.

Ümmü Eymen adındaki dadısı kendisini alarak Mekke’ye getirdi ve dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti. Bundan iki sene, sonra da Abdülmuttalib vefat edince,  Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) amcası Ebû Tâlib’in yanında kalmaya başladı.

Ebû Tâlib, kardeşinin oğlu Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’i çok sever ve çok fazla korurdu. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) 12 yaşlarında iken ticaret için yola çıktılar. Busra denilen yere kadar gittiler, alışverişlerini bitirip birkaç gün sonra geri döndüler.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’e Kureyş kabilesi arasında kendisine ‘Güvenilir Muhammed’ manasında ‘ Muhammedü’l-Emîn’ deniliyordu.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) henüz yirmi beş yaşlarında idi. O sıralarda Hazreti Hatice validemiz de 40 yaşlarını geçmiş bulunuyordu. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Hazreti Hatice validemiz’le evlenmiş, o mübarek annemizi ilk eşi olmak şerefine kavuşturmuştur.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Hz. Hatice validemiz’den ilk önce Kasım adındaki mübarek oğlu dünyaya gelmiş, bundan dolayı Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’e künye olarak Ebû’l- Kâsım (Kâsım’ın babası) denilmiştir. Bundan sonra da Abdullah adındaki muhterem oğlu ile;Zeyneb,Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fâtımatüz Zehra adlarındaki mübarek kızları dünyaya gelmişlerdir. Kasım, İbrahim ve Abdullah Hazretleri henüz çocukken vefat etmişlerdir.

Peygamber Efendimizin Torunları 

Emame Bint-i Ebi’l As (r.a.)
Zeynep Bint-i Ali b. Ebî Tâlib (r.a.)Âtike Binti Zeyd (r.a)
Cemile Binti Sabit (r.a)
Dürre Bint-i Ebi Leheb (r.a)
Erva Binti Abdülmüttalib (r.a)
Esma Bint-i Umeys (r.a)
Esma Binti Yezid (r.a.)
Fatima Bin Esed (r.a.)
Fatime- Bint-i Hattab (r.a)
Fatime Bint-i Kays (r.a.)
Hâlime Hatun (r.a)
Hind Binti Amr (r.a)
Hamne Binti Cahş (r.a)
Havle Binti Hakim (r.a)
Havle Binti Kays (r.a)
Havle Binti Salebe (r.a)
Hind Binti Utbe (r.a)
Hünsa Amr İbni eş-Şerid (r.a)
Leyla bint-i Ebi Hasme (r.a)
Rubeyyi Binti Muavviz (r.a)
Safiyye Binti Abdülmuttalib (r.a)
Sümeyye Binti Habbat (r.a)
Sümeyra Binti Kays (r.a)
Şeyma Binti Hâris (r.a)
Tümadır Binti Amr (r.a)
Ümmü Atıyye (r.a.)
Ümmü Eymen (r.a)
Ümmü Fadl (r.a)
Ümmü Hâni (r.a)
Ümmü Haram (r.a)
Ümmü Şerik (r.a)
Ümmü Gülsüm Binti Ukbe (r.a)
Ümmü Hakim Binti Haris (r.a)
Ümmü Mabed (r.a)
Ümmü Râfi Selmâ (r.a)
Ümmü Ruman (r.a)
Ümmü Süleym (r.a)
Ümm-i Ümare (r.a.)
Ümm-ül Hayr Bint-i Sahr (r.a)
Ümmü Varaka (r.a)
Zinnire (r.a)

Peygamber Efendimizin Gençliği

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) gençlik dönemi, doğduğu şehir olan Mekke’de geçmiştir. O dönemde gençler için normal karşılanan pek çok kötü adet ve işlerden uzak durmuştur.

Cahiliye döneminde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnızca “Eşhür-i hurum” denilen dört ayda savaşmak haram sayılırdı. Bu dört ayda (Zilka’de, Zilhicce, Muharrem, Receb) savaş yapılacak olursa buna “Ficar Savaşı” denirdi.

Kureyş kabilesi ile Hevazin kabilesi arasında kan davası yüzünden bir savaş başlamış ve dört yıl sürmüştü. Savaş, kan dökülmesi haram olan aylarda da devam ettiği için “Ficar Savaşı” denildi.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) yirmi yaşlarında iken, kabilesi savaşa girdiği için kendisi de katılmak zorunda kaldı. Fakat kimseye ok atmamış, kimsenin kanını dökmemiştir. Sadece karşı taraftan atılan okları toplayıp, amcalarına vermiştir.

Bütün Mekkeliler gibi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’de amcasıyla birlikte ticaret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticaret hayatında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği, başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla görülmemiş; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekke’liler O’na “el-Emin” diyorlardı. Onun bu yüksek ahlakını öğrenen Kureyş’in zengin kadınlarından Hatice, kendisine sermaye vererek ticaret ortaklığı teklif etti. Böylece Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) ile Hatice arasında ticaret ortaklığı başlamış oldu.

1111cy3

 

Peygamber Efendimizin Soyu

Toplam 9 sayfa, 4. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456...Son »